Bu Blogda Ara

Bunlari Biliyormusunuz? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bunlari Biliyormusunuz? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2009 Cumartesi

Çerkes Köyleri ve Resimleri

Yakında Türkiye'de bulunan Çerkes köyleri ve resimleri ile alakalı bir çalışma yapılacaktır. Lütfen katkısı olabilecek arkadaşlar yorum yazarak ne tür bir katkıda bulunabilir detaylandırsın.

Teşekkürler

12 Şubat 2009 Perşembe

6 Şubat 2009 Cuma

Vı Adığe ba ?

"Çerkezleri yöneten diğer bir kuvvet te milli adları olan "Adığe" kelimesidir. Asil, kibar insan olan bu kelimenin sihir etkili ve fert kuvveti o derecedir ki Çerkez'e, her hareketinde koruyucu bir melek gibi uyaran bir rehber olur. O ismin kapsadığı kibar, namuslu, mert adam olmak herkesin emelidir. Adığe değil misin ? "Vı Adığe Ba?" demek, bir Çerkez'i yola getirmek için en müessir bir kuvvet ve hitaptır. Meşhur Rus edibi Puşkin "Les Circassiens sont democrate de moeust, at aristocrates de coeurs", "Çerkezler tavır itabiriyle demokrat, fakat kalpleri aristokrattır" diyor. Çerkez karakterini tarif için hiç bir kalem bu büyük dahinin şu veciz tasvirinden daha açık ve kuvvetli bir ifade bulamaz..."Jabaghi BAJ

14 Haziran 2008 Cumartesi

HALKIN TUTKALIDIR XABZE

Adige xabze toplumumuzu bütünleştiren ve bir arada tutan en önemli ortak noktamızdır.

Dikkat ederseniz ‘Adige’ sözcüğünün bir parçası haline gelmiş ve bu söz ile birlikte anılan pek çok kelime var dilimizde :

Adige nemıs , Adige nape , Adige psalhe ,Adige wune , Adige faşşe , Adige şhinığue , Adige uk|ıte , Adigeş , ...vb

Adige wune sözcüğünün anlamı içerisinde oturulan ev,bina demek değildir sadece.Bu sözcüğün asıl anlamı o evde içtenlik ,dostluk,misafirperverlik,saygı ,insanlık gibi pek çok değerin bir arada bulunabileceğini anlatır.

Adige nape Bu sözcük yine kişinin görünüşünü,güzelliğini anlatmaz anlam olarak;utanacağı şeyleri geleneğe aykırı şeyler, ahlaka aykırı şeyleri yapmamış olmak,toplumda sevilen sayılan insan olmak kastedilir bu söz ile.

Adige faşşe sadece etimizi örten, alelade giysi anlamından öte güzelliği,zerafeti ve asaleti ifade eder.Bu giysiyi taşıyanın asil,zarif dürüst ve örnek insan olması,taşıdığı kıyafeti yaratan kültürü hakkıyla temsil etmesi beklenir.

Adigel|ı sadece Adam manasına gelmez,dürüstlük,yiğitlik,samimiyet,sözünün eri olmak,ahlaklı olmak,vicdan sahibi olmak anlamlarını taşır.

Adige bzılxhuğe Kadının geleneğimizdeki yeri nedeni ile en önemli sözcüklerden birisidir dilimizde.O halkımızın geleneğini taşıyan yaşatan,bizlere öğreten Annedir ,sevimli saygılı kızkardeştir,ilgili özenli sevecen eştir,soyumuzu devam ettiren köktür , güzelliği dünyaya nam salmış temizliğin asaletin maharetin nezaketin sembolüdür.

Adige wunağue içerisinde her ne kadar karar erkeğe ait olsa da ailenin temeli danışmaktır.

O nedenle ailede erkeğin görevi de kadının görevi net bir biçimde belirlenmiştir.

Kadının iğne-ipliğine , tenceresine,tabağına, ocağına buna benzer kadın işlerine erkek karışırsa, kadın da erkeğin işlerine müdahale etmeye kalkarsa o zaman ailede huzur olması mümkün değildir.

Ailede baba çocukların her açıdan örnek aldığı kişidir, onların gözü önünde ailede kavga olursa,ailede düzensizlik ve kargaşa hakim olursa,ailede birbirine saygı yok olursa o çocuklardan ne cemiyete ne aileye bir yarar gelmez.

Maddi açıdan sorunlar olsa bile ailede huzuru olan, güçleri yettiğince ellerindekini başkaları ile paylaşabilen , cemiyet ile iyi ilişkiler kurabilen ailelerden sağlıklı çocuklar yetişir. Böyle nesiller yetiştirebilmek hem aile için hem millet için bir güvencedir.

Bu günkü kadınlarımız eskiden halkımızın arasında bulunmuş yabancı yazarların anlattıkları kadın profilinden oldukça farklıdır.Kadınlarımız kendi evinden kendi bahçesinden dışarı çıkıp toplum hayatına gireli ,sanatın bilimin zahmetli yolculuğuna çıkalı oldukça uzun zaman geçti.

Artık ailenin geçimini temin eden kadınlar olduğu gibi erkek ile eşit sorumluluk ve yük paylaşan kadınlar da var,öte yandan devlet te onlardan yana bu konuda.

Fakat şartlar ne kadar değişmiş olsa da Adige ailesinde eskilerden kalan güzel gelenekler ve kadın erkek arasındaki ilişkinin güzel örnekleri bu gün hala muhafaza edilir,devam ettirilir.

Yemık|u Ateşi dağıtmak,kuş yuvasını ellemek (bozmak),sığırcık veya benzer kuşları vurmak,müjdeli bir haber getiren kişiye hediye vermemek , küçük ve genç kızların bacaklarını ayırarak oturmaları-durmaları,çocuğun elinde kendisine ait olmayan bir eşya gördüğü halde onu nereden aldığını sormamak eve getirtmeden sahibine iade etmesini sağlamamak ve bu konuda çocuğu eğitmemek.(Bu çocuğun hırsızlık yapmamasında ve yalan söylememesinde önemli bir etkiye sahip geleneklerdendi)

Bizim geleneklerimizde yabancı çocuk yoktur.Çocuğu eğitmek bütün çevrenin köyün-mahallenin aynı derecede sorumluluğudur.

Evde misafir varken ailenin kendi işlerinden bahsetmesi ayıp sayılırdı,

Misafir ile nizahlaşmak tartışıp iddialaşmak ayıp sayılır.

Misafirin giysileri bile ailenin sorumluluğundaydı.

Misafir olan sofrada ev sahibi hizmet eder misafirin sıkılmamasına mahçup olmamasına özen gösterir.Misafir kalkmadıkça ev sahibi sofradan kalkmaz misafir yemeğini bitirinceye kadar ona eşlik eder.

GELENEĞE UYMAYAN DAVRANIŞLAR

Yurduna halkına ihanet etmek.

Yurduna halkına hizmetten kaçınmak.

Yurdunun halkının tarihini bilmemek.

Halkını ve vatanını kötülemek.

Büyüğünün değerini küçümsemek.

Büyüğün isteğini yerine getirmemek.

Büyüğün yolunu kesmek,onun önünde oturmak.

Yaşlılara yardımdan kaçınmak.

Anneyi incitmek,babaya itiraz etmek.

Akraba ve kardeşlerine karşı soğuk ve ilgisiz davranmak.

Yiyecek konusunda cimrilik etmek.

Yiyeceği beğenmezlik etmek.

Yolda caddede bir şey yemek,sakız çiğnemek.

22 Mayıs 2008 Perşembe

BÜYÜK ÇERKES SÜRGÜNÜ - UNUTMA UNUTTURMA

21 MAYIS 1864 - UNUTMA UNUTTURMA

1859 yılından itibaren başlayan anavatanından ayrılmalar, 21 Mayıs 1864'den sonra daha da şiddetlendi. 1860 yılında 4 milyon olan Kafkaslı nüfusu, 1897'de 1.660.000 sayısına inmişti. Adıge-Abaza-Ubıh grubundan oluşan Kuzeybatı Kafkasyalılar 85 % 'ler düzeyinde; Oset, Çeçen ve Dağıstanlı 10-15 % ‘ler düzeyinde anavatarlarından sürüldüler. Gerçekte bu sürgün, bir soykırım niteliğine dönüştü. İşte bu nedenle, 21 Mayıs 1864 günü Çerkeslerin yas günüdür. Anavatanlarından sürülen Kafkaslı sayısı 1.400.000-1.500.000 civarındadır. Sürülenlerin dışında, vatanında kalan Çerkesleri zorlamak için uygulanan politikanın özü şuydu ; ”Kaçırmak veya göçürmek istiyorsan, evleri, tarlaları, yak-yık, kaçmaktan ya da, aç kalıp ölmekten başk bir seçenek bırakma...”


Tarihçi M. Venyukov : “...Savaş son derece amansıca sürüyordu. Biz, geri dönülmesi olanaksız olacak şekilde, askerin ayak bastığı her yeri, son kişiye kadar Çerkeslerden temizleyerek ilerliyorduk...”

Grand Dük Michael : Çerkes İleri gelenlerine, “Size bir ay süre veriyorum. Bir ay içerisinde ya Kuban ötesinde gösterilecek yere gidersiniz, ya da Osmanlı topraklarına gidersiniz. Bir ay içerisinde sahile inmeyen köylüleri ve dağlıları savaş esiri sayarım.”

Rus Tarihçi Zaharyan : “Çerkesler bizi sevmezler. Biz onları, özgür çayırlarından çıkardık. Avullarını yıktık. Bir çok kabile tümüyle yok edildi...”

Muhalif N.N. Rayevski : “Kafkasya'da yaptıklarımız, İspanyolların Amerika'da uyguladığı olmusuzluklarının aynısıydı. Dilerim ki, yüce Tanrı Rus tarihinde kan izlerini bırakmasın.”

Fransız Fonvill : “Gemicilerin gözü doymuyordu. 50-60 kişilik gemiye 200-300 kişi alıyorlardı. 600 kişiyle yola çıktık. Ancak Trabzon'a 370 kişi sağ çıkabilmişti.”

Polonyalı Teophil Lapinski : “...Açlık ve hastalık had safhada. Trabzon'a gelen 100.000 kişi 70.000 kişiye indi. Günlük ölü sayısı 500 kişidir. Trabzon'da bu sayı 400 kişidir. Gerede Kampı'nda 300 kişi, Akçakale ve Sarıdere'de ünlük ölüm 120-150 kişi arasındadır.”

Rus A.P. Berge : “Novoroski koyu'nda 17.000 kadar dağlının toplandığı kıyıda gördüklerimi unutamam. O duruma, hristiyan da, müslüman da, ateist de olsa dayanamaz. Rus tarihinin yüz karası olan bu acılı sayfa, Adıge tarihi açısından bûyük zararlara yol açtı. Sürgün, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeleri, tarihini ve politik bir birlik olma sürecini uzun yıllar kesintiye uğrattı.”

Kafkasya'dan zorla çıkartılan Çerkesler geri dönüş için fırsat kollamaya başladılar. O da gecikmedi. 1877 yılındaki Osmanlı-Rus savaşı önemli bir imkandı. Seksen yaşındaki ak sakallı ihtiyarlar ve henüz sakalı bıyığı çıkmamış genç çocuklar, Türk ordularıyla Balkan ve Doğu cephelerinde Ruslar'la çarpıştılar. Bu sefer de kader yardım etmedi.

1917 Şubat devrimi tüm Rus olmayan halklar gibi Kuzey Kafkasyalılar'da da özgürlük ve bağımsızlık umutlarını güçlendirdi. Mayıs 1917'de Vladikafkas kentinde toplanan Kuzey Kafkasya Halklarının Genel Kongresi 'nde, “Merkez İcra Komitesi” (yerel hükümet) seçildi. Hükümet, ülkeyi bağımsız ve egemen olarak, “Tüm Rusya Kurucu Kongresi”ne götürecekken, Ekim 1917 devrimi imkân bırakmadı.

Kuzey kafkasya merkez İcra komitesi (hükümeti), II. Kongre'nin verdiği yetkilere dayanarak, Kuzey Kafkasya'yı bağımsiz bir cumhuriyet olarak ilan etti (11 Mayıs 1918). Bu cumhuriyet hukuki olarak, bugünkü tûm federe Kafkas Cumhuriyet bôlgelerini kapsıyordu. Hukuken ve fiilen tanımalar da olmuştu ki, ancak ônce General Denikin'in beyaz Rus Gönüllü Ordusu, sonra da Sovyet Kızıl Ordu'sunun saldırılarıyla 1921 yılı içinde bütünüyle ortadan kaldırıldı.

5 Nisan 2008 Cumartesi

Xabze Yaşamımızda mı?

Aşağıdaki kurallara şimdi uymuyor ya da uyamıyor olabilirsiniz.
Bu bölüm çocuğunuzu xabzeye göre yetiştirmenize yardımcı olacağı düşünülerek hazırlanmıştır. Örneğin artık çocuğunuza elinizi öptürmeyiniz.

Konuğum yemeğini bitirmeden yemeğimi bitirmem.

doğru

Yemek yerken çatal-kaşık kullanırım. Buna karşın parmaklarıma bulaşan olursa yalamaz, peçeteyle silerim.

doğru

Toplantılarda diz üstüne çökerek ya da bağdaş kurarak otururum. Kendimden küçüklerin karşısında ayak ayak üstüne atarım.

yanlış

Thamadelere ve hanımlara hangi ortam olursa olsun sırtımı dönmem.

doğru

Ev sahibi varken, gelen konuğa kimliğini ben sorarım.

yanlış

Yaşlıların elini öperim.

yanlış

Kendimden büyüğe hitap ederken; dede, dayı, amca, teyze, hala, ağabey derim.

yanlış

Konuğuma (thamade bile olsa) yol gösterirken, önden giderim.

doğru

Erkek akrabamla, erkek arkadaşımla karşılaştığımda sadece kollarından tutup sıkarım. Yanak yanağa öpüşmeyi haynape olarak kabul ederim.

doğru

Büyüğümle karşılaştığında o sormadan ''nasılsınız'' derim.

yanlış

3 Eylül 2007 Pazartesi

Bunlari Biliyormusunuz?

Bu günkü Türk Basınının temeli ve yeni cumhuriyetin
sesi olan Anadolu Ajansının Şimali Kafkasya
hükümeti tarafından Şark Cephesi kumandanı
Kazım Karabekir Paşaya gönderilen 45 000
Liranın 8 000 lirası ile kurulduğunu

Adigelerin kuzey Kafkasya için Uedışe (altın bahçe) ismini kullandıklarını, Uedışe olarak anılan bölgenin batıda Karadeniz,doğuda Hazar denizi,güneyde Terek nehri,kuzeyde ise don nehri ile çevrili bulunan bölge olduğunu ve bir zamanlar tüm bu toprakların adige vatanı olduğunu biliyormusunuz ?

Ünlü Adige Ozanı Paş|e Beçmırze'nin 60 yaşındann sonra okuma yazma öğrendiğini ve kendi oluşturduğu arap harfli adige alfabesi ile eserlerini yazdığını biliyormusunuz ?

Erzurum Kongresi'ne katılan delegelerden
Hüseyin Rauf Orbay(Abaza)
Bekir Sami Kunduk (Asetin)
Ibrahim Süreyya Yigit (Abaza)
Muzaffer Kılıç(Abaza)
Rize Delegesi Avukat Hakkı Bey (Abaza)
Suşehri Delegesi Ismail Hakkı Bey(çeçen)
Bekir Kubat(Asetin)
Osman Nuri Tufan(Dağıstanlı)
olduğunu...

Sivas Kongresi'ne katılan delegelerden
Hüseyin Rauf Orbay(Abaza)
Bekir Sami Kunduk (Asetin)
Hakkı behiç bey (Adige)
İbrahim süreyya bey(Abaza)
Emir Marşan paşa (Abaza)
Ömer Mümtaz Tanbiy(Kaberdey)
Hikmet Boran bey(Abaza)
Muzaffer Kılıç bey(Abaza)
Osman Nuri Tufan bey(Dağıstan)
Rize delegesi Osman bey(Abaza)
Manyaslı Yusuf bey(Adige)
Uzunyaylalı Kamil polat bey(Kaberdey)
olduğunu...

1567 yılında Hazar denizi kenarında başlayan ve 1864 yılında Kuban vadisinde ve Karadeniz kıyısında son bulan Kafkas-Rus mücadelesinin 297 sene devam ettiğini biliyormusunuz ?

Sivas Kongresine katılan
delegelerin misafir edilip ağırlanması
ve emniyetlerinin sağlanmasında
Daha sonrasında ise 3.kolordunun
iaşesinin temininde
Sivas ve Uzunyayla yöresi beylerinin
çok önemli yardımları olduğunu...
Maraş işgali ile mücadeleye giden
Kılıç Ali bey'in Pınarbaşına uğradığını
kendisine At ve Gönüllü asker
verildiğini...

Ju Hacı Ömer Efendi
Müftü Benejij hacı Mehmet Efendi
Aşkhot Hacı Mejid Efendi
Getejko Hüseyin Efendi
Encümen üyesi Lak Osman efendi
Karaçay Yusuf Canakayıt efendi
Belediye reisi Lo Mahmut efendi
Nefiko Osman Efendi
Gibi Çerkes beylerinin bizzat giderek
Sivas kongresinde izleyici olarak
bulunduklarını...biliyormusunuz?

1500 lü yıllardan itibaren Adigelerde salgın hastalık bulunan evin damına siyah bayrak dikilmek sureti ile hastalığın yayılmaması için çevrenin ikaz edildiğini biliyormusunuz ?

Eski Adige geleneğinde büyüğü sağ olan kişinin ismi ile çağrılmadığını biliyormusunuz ?

Arkeolojik kazılarda anlaşıldığına göre kafkasyada bakırın işlenmesinin sümerlerden öncesine dayandığını biliyormusunuz ?

Türk Milletinin ata sporu sayılan Güreş'te
Türkiye Cumhuriyetinin çıkarttığı Dünya ve
Olimpiyat Şampiyonlarının
Yaşar DOĞU
Hamit KAPLAN
Adil CANDEMİR
Mahmut ATALAY
hepsininin Kuzey Kafkasyalı Çerkesler
olduğunu


Beşiktaş Kulübünün Bir Çerkes Aydın'ı
önderliğinde
Mehmet Fetgerey
Şöenu kurulduğunu.

Yaklaşık 1200 km uzunluğundaki Kafkaslar
üzerinde Elbrus (oşhamafe) 5642 m.
Diktau 5204 m.
Koştantau 5151 m.
Puşkin 5100 m.
Şhara 5068 m.
Cangitau 5058 m.
Kazbek 5033 m.
yüksekliğinde doruklar bulunduğunu
Bu doruklarda 1424 km2.lik alan kaplayan
2200 buzul bulunduğunu...

İngilizcede Beyaz ırk için kullanılan Circassian "Kafkasyalı" teriminin ilk kez Johann Friedrich Blumenbach tarafından 1795'te yayınlanan 'İnsan Cinsindeki Doğal Farklılıklar' adlı kitabında kullanıldığını. Blumenbach'ın, Kafkas Dağları civarında yaşayanları (yani Gürcüler ve Çerkesler) Beyaz ırkın 'ilk' ve 'en güzel' temsilcisi olarak gördüğü için bu adı verdiğini biliyormusunuz?

1600'lü yıllarda Adigelerin gerek çar tarafından gönderilen öğrencileri eğiterek,gerekse moskovaya eğitmenler göndererek rusları özellikle demircilik ve silah yapımı konusunda eğittiklerini biliyormusunuz ?

1921'de Moskova'daki görüşmelerde Kemalist heyetin Güney Kafkasya'daki uzlaşmalara karşılık Kuzey Kafkasya meselesinde Bolşeviklere tam destek önerdiğini,Kuzey Kafkasya bölgesinde verilecek ödünlere karşı Kemalistlerin Bolşeviklerden siyasi destek, silah ve cephane, dış ilişkiler alanında ise Ermenistan'ın bazı topraklarının Azerbaycan'a teslim edilmesini istediğini biliyormusunuz ?

Osmanlı İmparatorluğuna sürülen Çerkeslerden
bir kısmının Kafkasyaya geri dönmek istediğini
Fakat bunun Osmanlılar ve Ruslar tarafından
sınırın her iki tarafına yerleştirilen 25 000 kişilik
silahlı birlik tarafından engellendiğini?

Bu günkü Dar-ül aceze'nin Abhazların Kozba ailesinden Halil Rıfat paşanın oğlu Mahmut Celaleddin paşa tarafından kurulduğunu biliyormusunuz ?

Halide Edip'in aslen Adige olduğunu fakat mensubu olduğu kendi halkına karşı takındığı aşağılayıcı tutum nedeni ile Cumhuriyet sonrası Adigelerin ismini bile anmadıkları bir Türk ünlüsü olduğunu biliyormusunuz ?

Amasya Tamimi Yeni Cumhuriyetin kuruluş
manifestosu olarak kabul edilir O Dönemde
Amasya vilayetinde :
Emniyetten sorumlu birliklerin başında
5.Kafkas Tümenin'nin Geldiğini; Tümen
komutanı Cemil Cahit Toydemir,
Alay komutanı Şemsettin Jular,Tabur
komutanı Osman Onarak gibi pek çok
üst düzey komutanın Çerkes olduğunu
Yörenin Asayişten sorumlu bir diğer birliği
olan Amasya Jandarma kumandanlığının
başında bulunan binbaşı ömer bey'in
Çerkes olduğunu...
Yörede Pontus rumlarının yarattığı teröre
karşı oluşturulan Milis güçlerinin başında
(Berzeg Kazım bey,Berzeg Ekrem bey,
Zeşo Tahir,Şetoh Musa gibi)Pek çok milli
Mücadele yanlısı Müfreze kumandanının
bulunduğunu...
Bunların Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak
Bastığı andan başlayarak bölgedeki
seyahati boyunca güvenliğini sağladıklarını?

Kuzey Kafkasyadaki 4 özerk cumhuriyetin
toplam yüzölçümünün 91 100 km2
Karaçay Çerkes özerk bölgesi ve Adige
özerk bölgesi dahil edildiğinde 111 800
km2 olduğunu...

Tüm Kuzey Kafkasya'nın toplam yüzölçümünün 254 300 km2,Tüm kafkasyanın
yüzölçümünün 440 400 km2 olduğunu...

Kanûnî Sultan Süleyman,Sultan İkinci Abdülhamid ,Sultan Mehmed Reşad ,Sultan Beşinci Murad ve bugün Osmanlı hanedanının vârisi olan Osman Ertuğrul Efendi'nin annelerinin Çerkes olduğunu biliyormusunuz ?

M.Ö. VIII - VII yüzyıllarda Kafkasyada
Demirin kulanılmış olduğunu,Demirden
kılıç ve çeşitli avadanlıklar yapılabildiğini
Kaynak: Arkeolog E.P.Alexeyev.

Kumuk Türkçesinin 1918 Kuzey Kafkasya halkları ulusal kurultayında tüm Kuzey Kafkasya'nın birleştirici ortak dili sayıldığını ve 11 Mayıs 1918'de kurulan Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti'nin resmi dili olarak kabul edildiğini biliyormusunuz ?

Akdenizin köklü yunan medeniyetini kuranların ecdadımız diye ilan ettikleri dokalyon (deucalion) Kafkasyalı bir muhacir olduğunu biliyormusunuz ?

Doğu medeniyetinin öncüleri olan İranlılar Kafkas'ı insanlığın beşiği olarak kabul ederler.

İran menşeli zend-avesta* mukaddes rivayetlerinde Kafkastan Guhukaf adıyla bahsedildiğini,Elbruz ve Kazbek dağlarının da tanrıların yuvası olarak kabul edildiğini biliyormusunuz ?


Derleyen : Sinan ERCAN